Loadtr.Com
c
   
 
  GÖLE
 

----Ardahan----

Göle

    

         Göle ilçesi, Kür ırmağının beş kolundan dört kolunun yayıldığı geniş bir düzlükte yer alır. Bugünkü ilçemiz kuzey tarafında bulunan düzlük alanlar göl halinde idi. Suların çekilmesiyle yeri düzlük çayırlıklar almıştır.  Bundan dolayı adına göle denmiştir. İsim konusunda bir başka kaynakta şöyle demektedir; “Kol-Kola-Köle” adını vermişlerdir. 16. Yüzyılda Osmanlılar bu ismi Göle olarak değiştirmişlerdir.

       Göle, Ardahan sancağının güney tarafında bulunup adına bir zamanlar küçük Ardahan da denilmiştir. Fethinde Cizye’ye bağlanmıştır. Cengizlilere geçmiş 1414 yıllarında Kars Akkoyun’luların işgalinde kalmış, Akkoyun’lular Göle’yi işgal etmiş Atabekleri kendilerine tabi kılmışlardır. 1457 de Uzun Hasan Oltu, Göle Ardahan üzerinden Tiflis’e akın ederken tabi kıldığı Atabekleri Gürcistan kralına karşı koruyup Gürcistan’a bağlamaktan kurtarmıştır. Atabek Mirza Çabuk 1514 de Tebriz’den Osmanlı ordusuna azık vererek  Kars’tan Göle’ye yönelmiş olan Yavuz’un baskısından korumuştur. Çabuk’un Ardanuç ile birlikte Göle ve Ardahan bölgesini alarak küçük Ardahan sancağı adı ile Göle’yi Erzurum’a bağlamışlardır. Bu sırada küçük Ardahan güney kuzey Hoçuvan Germücek adlı dört nahiyeye ayrılıyordu. Bu yüzden bugün bile Hoçuvan bucağına küçük  Göle denilmektedir.

         1579 da yeniden Kars eyaletine bağlanan burada, han hamam  cami varken çarşısı bulunmadığını yazarlar. 1828 tarihinden sonra Rus İşgaline uğramış olan yöre mal ve can bakımından ağır kayıplar vermiştir. Göle’nin bu sırada Ardahan ve Çıldır sancakları ile irtibatı kesilmiş bu kez de Oltu eyaletine bağlanmıştır. Bu sırada Gümüş parmak (Dedeşen) köyü merkez olarak seçilmiş idari işler buradan yürütülmüştür. Adı geçen bu köyümüzde devre ait tarihi Kümbet ve Külliyat harabeleri mevcuttur. Bu tarihi bina halen cami olarak kullanılmaktadır. Daha sonra Oltu eyaletinden alınıp Ardahan’a nahiye olarak devredilmiştir. Merdinik köyü ve nahiyesi adıyla bilinen Göle onuncu ordu gelinceye kadar Rus işgalinde kalmıştır.

         Onuncu ordu kısa bir süre birliklerini geri çekince bu boşluktan yararlanan Rus birlikleri özellikle Ermeniler 1915 yılının ocak ayında Göle’yi köyleriyle birlikte işgal etmişlerdir. Ermeniler, bugünkü adı sürü güden (Hive köyünü kılıçtan geçirmişlerdir.) Esenboğaz (kelpikör) köyü halkının tamamını samanlığa doldurarak yakmışlardır. Ve tarih bunu utançla yazmıştır. Abdullah bey komutasında ki bir grup askerle Ermenilerin Göle’ye girmesini engellemiş. Ordumuz gelinceye kadar Dölekçayırlı Bedirhan bey,  Arpaşenli Dursunoğlu Şükrü bey, Gülizaroğlu Abdurrahman bey ve diğerleri ile birlikte Göle’yi savunmuştur. Ordumuzun gelmesi ile birlikte Göle ordumuza teslim edilmiştir. 1918 yılında kısa bir süre için  ilçe elimize geçtiyse de  30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Antlaşmasıyla kendi kaderine terk edildi. Bu tarihten kurtuluşa kadar sürekli Gürcülerin saldırısına uğrayan ilçe 30 Eylül 1920 ‘de Oltu üzerinden gelen ordularımız tarafından Mahalli kuvvetlerinde desteği ile kesin olarak kurtarılmıştır. 30 Eylül tarihi her yıl Göle’de kurtuluş bayramı olarak çeşitli etkinliklerle kutlanır.

        Göle’nin kurtuluşunda emeği geçen büyük kumandanlardan 8. Alayın komutanı Servet bey, Haşimoğlu Aslan bey, Haşimoğullarından Celal bey, Hoçuvan’ın Tikoş köyünden Gülizaroğlu Abdullah bey, Dölek çayır köyünden ilçemizin tarihi şahsiyetleri  Arif bey, Bedirhan bey, Ağıl yolu köyünden Dursun oğlu Şükrü bey, Yanatlı köyünden Şakir ağa  ve isimlerini sayamadığımız bir çok kahramana şükranla anıyoruz.

Coğrafi Konumu:

        Göle Kars’ın 72 km kuzey kesiminde 245.000 m2 lik alana sahiptir. Güneyinde Kars ve Sarıkamış batısında Şevkayare Ardanuç ilçeleri kuzeyinde ilimiz Ardahan, doğusunda susuz ilçesi bulunmaktadır.  İlçe Merdinik  tepesi adıyla anılan küçük bir tepenin eteğinde kurulmuştur. Buradan kuzeye doğru uzanan düzlüğe de Göle ovası denilmektedir.

        İlçenin deniz seviyesine olan yüksekliği 2050 m’dir. Yüz ölçümü 1420 km2 dir. nüfus sayımına göre şehir merkezde 7518, köylerde 37.191 olmak üzere toplam köy ve liçe nüfusu 44.703 tür. Türkiye’nin en yüksek yaylarından biri olan Göle’nin güney kesminde yüksek dağlar vardır. Kabak tepe 3050 m. Kars hududundaki samayat 3047 m. Bağtepe 2728 m yükseklikte olan önemli dağlardır. Köylerin çoğu genellikle dağlarla ovanın birleştiği kesimde dizilmiş adeta bir çember gibi ovanın etrafını sarmıştır.

İklimi:

        İlçenin yüksekliği nedeniyle iklim oldukça serttir. Kış aylarında sıcaklık - 30 derecede kadar düşer.. Eylül ayında başlayan soğuklar mayıs ayına kadar devam eder. Kar kalınlığı ortalama bir metreyi geçer. Kışın hemen her gün sis ovaya iner, ancak öğlen saatlerinde çekilir.

        Yaz aylarında sıcaklık ortalama 17 ile 30 derece arasında değişi. Karasal iklim özelliği en güzel görülen yerlerden biridir. İklim özelliğinin gereği olarak sıcaklık farklarının fazlalığı kuraklığı da beraberinde getirmiştir. Oysa topraklarımız dünyanın en verimli toprağı olan çernozyum toprağına sahiptir. İlçenin bitki örtüsü iklim koşullarıyla uyum içerisindedir. Dağlık bölgeler ormanlarla kaplıdır. Düzlük yerlerde arpa, buğday, çavdar ve yulaf gibi ömrü kısa süreli bitkiler yetiştirilir. Son yıllarda korunga, yığ gibi bitkilerin ekimi de yapılmaktadır. Küçük çapta sebzede yetiştirilir.

         İlçe yüz ölçümünün  %10 luk bir bölümü ormanlarla kaplıdır. Buradan yakacak odun ve kereste üretimi yapılır. 1946 da kurulan Göle Orman İşletmesi kurulmuştur ve hemen hemen ülkenin bir çok bölgesine kereste odun sevkiyatı yapılır.  Bu kurumun geçtiğimiz  yıl içinde satışı istenmiştir.


Hayvancılık;

          Hayvancılık ilçe halkının önde gelen geçim kaynağıdır. Doğa ve iklim koşullarının bir sonucu olarak hayvancılık diğer geçim kaynaklarının önüne geçmiştir. Burada 93.000. koyun ve 70.000 civarında da büyük baş hayvanın beslendiği tahmin edilmektedir.

          Ayrıca kırmızı yeril ırkın yerine daha verimli olan veya diğer ırk hayvan yetiştirilmek için kurulan üretim çiftliğide de 700 koyun ve 600 de büyük hayvan beslenmektedir. Bu müessesenin kapladığı alan 29.000 dönüm yayla, mera ve çayırlık alandır.

Arıcılık;

          Arıcılık uzun yıllar hobi olarak yapılırken çevre illerden gelen arıcıların özendirici davranışları ve bölge tarım müdürlüğünün açmış olduğu kurslarla yeni yeni gelişmeler göstermektedir. Ardahan yöresinde genel olarak Kafkas arısı denilen arı ırkı bulunmaktadır. Kafkas balı hem çok proteinli hem de oldukça lezizdir.  Çünkü bilindiği gibi Kafkas arısının dili 2-3 milim daha uzundur. Dolayısıyla, Ardahan veya Kars balı olarakta bilinen yörenin balı oldukça güzeldir.  Arıcılık hakkında detaylı bilgi için tıkla...


Ticaret;

         İlçede ticaret hayvan ve hayvansal ürünlerin dışarıya pazarlanması ve ihtiyaç maddelerinin alınması şeklindedir. Haftanın her günü kurulan hayvan pazarı, yerel alıcılarla birlikte ilçe dışından gelen yabancı tüccarlarında katıldığı canlı bir merkezdir. Ancak 80’li yıllarda başlayan göç ticaret hayatını olumsuz yönde etkilemiştir.

Eğitim;

          Hemen her köyde bir okul bulunmakla birlikte  Çayır başı bucağında bir temel okul, merkezde üç ilk okul bir orta okul, bir lise , bir de kız sanat okulu bulunmaktadır.
 

İlçemizin Tarihi ve Turistik Yerleri

              Bilinen tarihi M.Ö. 680 yıllarına kadar uzanan ilçemiz sırasıyla Urartu krallığı, Saka Türkleri, Karsaklılar bölgede hüküm sürmüşlerdir. Daha sonra Bizanslıların hakimiyetine girmiştir.1064 yılında Selçuklu Hükümdarı Alpaslan tarafından alınmış 1768 yılında Osmanlılara bağlanmıştır.

           1878   de Karsla birlikte Rusya’ya savaş tazminatı olarak bırakılmıştır. 30 Eylül 1920 ye kadar Ruslarla Türkler arasında el değiştirmiştir. Bu tarihten sonra kesin olarak Türkiye Cumhuriyeti toprakları içerisinde yer almıştır. 

          Çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş ilçemiz köklü bir tarih yapısına sahiptir. İlçemizin kendine has folkloru, örf adet ve gelenekleri vardır. Kültürel varlığın bir bölümünü oluşturan tarihi eserler çeşitli uygarlıkların egemenlikleri ve el değiştirmeleri sonucunda korunmamış ve bu güne kadar ne yazık ki bugüne kadar varlığını sürdürememiştir. çok azı dışında bütün bu zorluklara karşı  yaşanan dönemlere ait eserlerde bulmak mümkündür. Bunları; Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma, Han, Hamam, Cami, Türbe olarak sıralayabiliriz. Özellikle Gümüşparmak (Dedeşen) köyündeki iki Türbe, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini yansıtmaktadır. Yanı sıra kale kalıntıları, uğur taşı, Günorta köylerindeki Dört kilise, Üç kilise ve Kızıl kilise Bizans döneminden kalma önemli tarihi eserlerdir.  Yakın zamana kadar, bu eserlerin bulunduğu köyler, bu isimle anılırdı.

        Kalecik köyündeki Gazanfer kalesi kalıntıları Çakırüzüm köyü yakınlarındaki maden suyu (acısu) ormanlarımız ve el değmemiş doğal görünümlü ilçemiz yabancı konuklarımızın ilgisini çekmektedir. Yine Köprülü ve Sürügüden köyü yakınlarında ki kaplıcalar yaz ayalarında  ilçemizde yaşayan insanların ziyaret ettiği başlıca yerlerdir.


Folklor;

          Göçebe hayattan yerleşik hayata geçişin en önemli özelliklerinden biri de ilgili toplumun ortak folklorik özellikler taşımasıdır. Bu bakımdan ilçemiz uzun tarihsel dönemlerden geçmiş ve kendine özgü bir kültür yaratmıştır.

         Yöre halkı törelerine oldukça sadık kalmıştır. Bu adet ve gelenekler Ardahan ilinin bir çok yerinde farklılıklar göstermesine rağmen ananelere verilen değer  ve davranışlar ilk yıl gibi, günümüze değiştirilmeden taşınmıştır.  Yalnız şunu mamafih belirtmekte yarar vardır ki yöremizde; Başlık parası, kan davası, berdel (değiş tokuş usulü kız alma) ve ölen kardeşin hanımını almak gibi töre adetleri uygulanmamaktadır. Bu saydıklarımız tamamen Güney Doğu kültürüne aittir.


Kıyafetler;

            Yöremiz kıyafetleri iklim koşulları ile orantılı olarak kalın ve yünlüdür. Yaz akşamları dahi mont veya gocuk  vazgeçilmez kıyafetlerimizdendir.  Köy ve ilçelerdeki  erkek ve kadınlarımızın kıyafetleri günümüz Türkiye’si ile  ötüşmektedir.  Erkekler  şapka, kadınlarımızı ise eşarp ve peştamal  dediğimiz etek üstü (yarım etek) kullanmaktadırlar. Kışın şapkanın yerine,  soğuğa daha dayanıklı   olan Tiftikte denilen yün başlık kullanılır. Yaşlılarımız iki üç etek, yün kazak, yelek,  başta beyaz tülbent (Leçek) ve şal atkı kullanılır. Yöremiz kadınlarımız  için şal atkı, bir nevi şehir aksesuarı olan çantanın yerini alır. Bazı köylerde kadınlarımız kofik denilen süslü başlık taktığı da görülür.  Ayaklara kışın genellikle yün örme nakışlı çoraplar giyilir. Belirttiğimiz gibi yöre halkının giysileri günümüzde yöresel olmaktan çıkmıştır. Çağdaş giysiler geleneksel kıyafetlerin yerini almıştır.

Göle İlçesi Merkez Bucağı

Göle İlçe Merkez Bucağı
Köprülü bucağı
Bal çeşme
Boğal tepe
Büyük altınbulak
Çakırüzüm
Çalıdere
Çullu
Dedekılıç
Dereyolu
Dölekçayır
Durançam
Durucasu
Dedeşen              
Esenboğaz
Eskidemirkapı
Filizli
Gedik
Günorta
Hoşdülbent
Karatavuk
Koyunlu
Kuytuca
Kuzupınar
Küçükaltunbulak
Küçükbuğatepe
Okçu
Samandöken
Senemoğlu
Seniçayır
Toptaş
Yenidemirkapı

 

Çayırbaşı Bucağı

Çayır Başı Bucağı Merkezi
Bağılyolu
Bellitepe
Budaklı
Çakıldere
Çardaklı
Çobanköy
Damlası
Dengeli
Gülestan
Kalecik
Karlıyaz
Kayaaltı
Meşedibi
Mollahasan
Sürügüden
Tahtakıran
Tellioğlu
Uğurtaşı
Yağmuroğlu
Yanatıl
Yavuzlar
Yeleçli
Yeniköy
Yiğitkonağı


Göle İlçesi Önemli Telefonları :


Kaymakamlık    0 (478)      : 411 24 01
Belediye başkanlığı            : 411 23 98
Cumhuriyet savcılığı          : 411 20 25
Jandarma                        : 411 21 21
Emniyet müdürlüğü           : 411 33 30
Yazı işleri müdürlüğü         : 411 21 18
İlçe seçim  kurulu             : 411 20 16
Mal müdürlüğü                 : 411 20 30
Vergi dairesi                    : 411 29 58
Milli eğitim müdürlüğü        : 411 20 32
Halk eğitim müdürlüğü       : 411 20 96
Kütüphane müdürlüğü       : 411 24 74
İlçe Nüfus müdürlüğü        : 411 34 88
Özel idare müdürlüğü        : 411 20 97
Tarım müdürlüğü              : 411 20 35
Müftülük                        : 411 20 90
Askerlik şubesi başk.        : 411 20 12
Tapu sicil müdürlüğü        : 411 20 70
PTT müdürlüğü               : 411 21 92
TEDAŞ müdürlüğü            : 411 24 00
Orman işletme                : 411 20 10
Sağlık grubu başkanlığı     : 411 23 81
Devlet hastanesi             : 411 20 13
Sağlık ocağı                   : 411 29 88
 

 
  Bugün 5 ziyaretçi (19 klik) kişi burdaydı! bu sitenin tüm hakları ALİ KAYA'ya aittir kopyalanamaz aksi halde BEYOĞLU 35.NOTERLİĞİ yönetiminde yasal işlem uygulanacaktır © 2009  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=